top of page

Terapi ve Müdahaleler

Anksiyete
Anksiyete

Korku | Anksiyete bozukluğu

Anksiyete, bir alarm sinyali olarak görev yapan ve tehlikeli durumlarda koruma sağlayan temel, hayati bir duygudur. Tehlikede, kendimizi daha iyi koruyabilmemiz için uyanıklığımızı ve yanıt vermemizi arttırır. Tehlike bittiğinde, korku tekrar kaybolur, böylece beden ve ruh iyileşebilir.

Bununla birlikte, anksiyete, görünür bir nedenden ötürü olmadığında, uygunsuz bir şekilde güçlü olduğunda, daha fazla ya da daha fazla genişlediğinde ya da sürekli olarak bize eşlik ettiğinde yüksek düzeyde sıkıntılara yol açar. Ardından günlük yaşamımızı ve dolayısıyla yaşam kalitemizi büyük ölçüde kısıtlayabilir ve ilişkilerimizde de bir yük haline gelebilir.

Aşağıdaki gibi karakterize edilen farklı anksiyete bozuklukları vardır:

-Panik Bozukluğu

-Genelleştirilmiş anksiyete bozukluğu: 
-Agorafobikla birlikte, grup terapisi önemli bir sorundur.

-(Spesifik) fobiler

-Sosyal fobi
 

Depresyon
Depresyon

 

İlk olarak, depresif, sürücünün şiddeti süresi ve günlük yaşam üzerindeki etkisi önemlidir, ruh azalmıştır. Tedavi gerektiren depresif bir dönem için, belirtiler tanım gereği en az 2 hafta boyunca sürdürülmelidir. Etkilenenler güçlü depresif, iktidarsız ve motivasyon hissetmezler. Depresyonu olan birçok insan, normal görevlerini yerine getirmekte zorlanır. Bu onların tamamen yatağa ve / veya sosyal izolasyona çekilmesine neden olabilir. Bunun karakteristiği, intihar düşüncelerine karşı, geleceğin hoşgörüsüz ve karamsar bir görünümüdür. Ayrıca, uyku bozuklukları ve iştahtaki değişiklikler sıklıkla meydana gelir (hem önemli kilo kaybı hem de artış mümkündür),

 

Medikal tedavi edici bakış açısından depresyon ciddi bir hastalıktır. Bedensel işlev bozuklukları ile ilişkilidir ve ciddi ıstıraplara neden olur . Ama ayaktan tedavi yeterli görünmüyorsa tam yatan hasta psikoterapi kullanılabilir psikoterapi ve ilaç tedavisinin etkili yollar vardır. Yeni yaşam gücüne giden yolu bulman için sana yardım ediyoruz!

İlişkiler
Obsesif Kompülsif Bozukluk

Anksiyete türü bir rahatsızlık olan obsesif-kompülsif bozukluk (OKB), insanları tekrarlanan düşünce ve davranışlar döngüsüne hapsederek kısıtlayan bir hastalıktır. Obsesif-kompülsif bozukluğu olan kişiler, kontrol edemedikleri yinelenen ve stres yaratan düşünceler, korkular veya görüntüler  (obsesyonlar) nedeniyle huzursuz olurlar. Bu düşüncelerin yarattığı anksiyete bazı ritüelleri ya da rutinleri acil olarak gerçekleştirme ihtiyacına (kompülsiyonlar) neden olur. Ritüeller takıntılı düşünceleri önleme veya akıldan uzaklaştırma girişimiyle yapılır.

Yaygın obsesyon belirtileri:

  • Pislik veya mikrop bulaşmasından korkma

  • Başkasına zarar vermekten korkma

  • Homoseksüel/ Cinsel kimlik takıntıları

  • Hata yapmaktan korkma

  • Rezil olmaktan veya sosyal açıdan kabul edilemez bir şekilde davranmaktan korkma

  • Şeytanca veya günahkar düşünmekten korkma

  • Düzen, simetri, kusursuzluk ihtiyacı

  • Aşırı kuşku ve sürekli güvence ihtiyacı

Yaygın kompülsiyon belirtileri:

  • Tekrar tekrar yıkanma, duş alma veya ellerini yıkama

  • El sıkışmayı veya kapı tokmağına dokunmayı reddetme

  • Kilit, ocak gibi şeyleri sürekli kontrol etme

  • Rutin işleri yaparken içinden veya yüksek sesle sürekli sayı sayma

  • Sürekli bir şeyleri belli bir biçimde düzenleme

  • Belirli bir sıraya göre yemek yeme

  • Genellikle rahatsız edici olan, akıldan çıkmayan ve uykuyu bölen kelimelere, görüntülere veya düşüncelere takılıp kalma

  • Belirli kelimeleri, cümleleri veya duaları tekrarlama

  • İşleri belirli bir sayıda yapma ihtiyacı

  • Değeri olmayan şeyleri toplama veya biriktirme

Çift/Aile Terapisi
Çift /Aile Terapisi

Bireylerin diğer insanlarla kurdukları ilişkiler, ruh sağlıkları ve duygusal doyumları açısından çok önemlidir. Özellikler ebeveyn, eş ve çocuklar gibi kişilerle kurulan yakın ilişkilerde, bu rol daha belirgin bir hal alır. Bu yakın ilişkilerden birisi olan evlilik ilişkisinde, eşler zaman zaman çatışmalar, zorlu ve sıkıntılı dönemler yaşayabilirler.

Aile ve çift terapisinde amaç, aile içinde ve çiftler arasında yaşanan zorlu ve sıkıntılı süreçlerin ele alınarak çatışmaların çözülebilmesi ve tüm aile üyelerinin sağlıklı yönde değişiminin ve gelişiminin sağlanmasıdır. Hem aile içi ilişkileri düzenlenmesi hem de diğer insanlar ve durumlar ile ilişkilerin düzenlenmesi hedeflenmektedir.

Aile ve Çift Terapisinden Kimler Yararlanabilir?

 Kullanım alanlarından bazıları aşağıdaki gibidir:

  • Çift ilişkileri

  • Evlilik problemleri

  • Boşanma

  • Çocuk, ergen ve yetişkin ruh sağlığı

  • Çocuk ve ergenlerde davranış bozukluğu ve okul problemleri

  • Yeme bozuklukları

  • Alkol ve madde kullanımı

  • Kronik fiziksel rahatsızlıklarla

  • Yas, kayıp ve travmalar

  • Duygusal istismar, ihmal ve şiddet

  • Aile yaşamında değişiklikler (iş değişikliği, taşınma vb.)

  • Anksiyete ve depresyonu da içeren duygusal bozukluklar

  • Ebeveynlik becerileri

  • Üvey bireyi bulunan aileler destek.

  • Psikoseksüel zorluklar

  • Evlat edinme, üvey ebeveyn/çocuk ilişkileri

  • Kendine zarar verici davranış

  • Travma sonrası çocuklara, gençlere ve yetişkinlere destek

  • Göç eden ailelere destek

  • İş stresi

  • Ekonomik problemler

Travma
Travma

Günlük rutin işleyişi bozan, aniden, beklenmedik bir şekilde gelişen, dehşet, kaygı ve panik yaratan, kişinin anlamlandırma süreçlerini bozan olaylar, travmatik yaşantılar olarak tanımlanabilir.

 

Yaşanmış olan bir trafik kazası, doğal afet – deprem ya da sel – taciz ya da daha zorlayıcı bir yaşantı veya on beş yıllık evlilikte atılmış olan ilk tokat bu konuya örnek oluşturabilir.

Çocuk/Ergen Terapisi
Çocuk/Ergen Terapisi

Çocuklar ve ergenler karmaşık yapılara sahiptirler.  Ebeveynler çocuklarının nasıl büyüyeceği, nasıl gelişeceği ve nasıl bir insan haline gelecekleri konusunda sürekli endişe ederler.  Pek çok çocuk ve ergen büyürken engellerle karşılaşırlar ve bazı durumlarda terapiye ihtiyaç duyabilirler.

Çocuklar ve ergenlerle yapılan terapi aile üyeleri arasında ilişkiye, birbirlerine nasıl yaklaştıklarına, nasıl iletişim kurduklarına ve birbirlerinden ne kadar ayrışabildiklerine bakar.  Terapi çocukların/ergenlerin sorunlarına değinirken, ailenin değişmesine yardım eder.

Psikoterapi çocuklarda duygusal ve davranışsal değişimler gerçekleştirmeye çalışır.  Tek bir çocukla, çocuklardan oluşan bir grupla, aileyle ya da geniş aile ile uygulanabilir.  Çocuklar ve ergenlerde konuşmak kadar, oyun oynamak, resmetmek, yaratmak ve rol yapmak gibi yöntemlerde duyguların paylaşılmasında ve problemlerin çözümünde etkilidir.

bottom of page